E-bülten almak istiyorsanız kayıt olun!


E-Bülten'e Üye Olun
E-Posta:

Facebook Sayfamızdan Bizi Takip Edin

İmalat sanayinde karlılık düşüyor, yapısal dönüşüme ayak uyduranların ihracatı artıyor

Deloitte hazırladığı “İmalat sanayinde yapısal dönüşüm: Performans analizine dayalı bir değerlendirme” raporuna göre, Türkiye’deki imalat sanayisinde baskın olan sektörlerin karlılığı düşüyor. Ancak yapısal dönüşüme ayak uyduranların ihracatı ise ciddi biçimde artıyor. Rapora göre, küresel gelişmeler birçok açıdan imalat sanayini etkiliyor.

Türkiye’de Denetim, Vergi, Danışmanlık, Kurumsal Finansman ve Kurumsal Risk alanlarında 25’inci hizmet yılını dolduran Deloitte’un hazırladığı “İmalat sanayinde yapısal dönüşüm: Performans analizine dayalı bir değerlendirme” raporu, Türkiye’deki imalat sanayisini karlılık, ihracat ve verimlilik açısından masaya yatırdı. Rapor, 1993-2009 dönemine ait İstanbul Sanayi Odası tarafından yayınlanan en büyük 1000 şirket verilerinden yararlanılarak, ayrıntılı sektör ayrımları oluşturularak ve firmaların sektörlere göre ayrıştırılmasıyla yapıldı.

Bu rapor için veri tabanında yer alan 56 sektör içinden, imalat sanayindeki ağırlıkları göz önünde bulundurularak inceleme için 16 sektör seçildi: Demir çelik, ilaç ve medikal, demir dışı metaller, kağıt, elektrikli ekipmanlar, kimyevi maddeler, elektrikli ev aletleri, metal ürünler, elektronik, mobilya, elyaf – iplik, otomotiv ve yan sanayi, endüstriyel gıda imalatı, plastik, hazır giyim, tarım ürünleri.
İmalat sanayi büyümeyi sağlar, yenilikçiği artırır
“Bir ülkenin imalat sektöründeki rekabetçiliği, o ülkenin uzun vadeli ekonomik başarısı ve büyümesi üzerinde kuşkusuz büyük önem taşır. Güçlü bir imalat sektörü, araştırma ve geliştirmenin maliyetini karşılayarak, teknolojik ilerlemeyi zorlar ve kalifiye işçi ile bilim adamı ihtiyacındaki büyümeyi yönlendirerek büyümeyi sağlar ve o ülkenin entelektüel sermayesini ve yenilikçiliğini artırır” denilen raporda 1993-2009 arasında karlılık oranlarındaki değişikliklere bakıldığında, birçok sektörde karlılığın azaldığı görüldüğü belirtiliyor. “Karlılık oranlarına bakıldığında ortak bir eğilim görülebilmektedir. Birçok sektörde inceleme dönemi içinde karlılık oranı düşmüştür. Bunun istisnası demir çelik ve demir dışı metaller sektörüdür. Ancak bu sektörlerin genel trend dışında kalmalarının temel nedeni bu ürünlerde son yıllarda küresel düzeyde görülen ve kalıcı olup olmadığı belirsiz fiyat artışlarıdır” denilen raporda, “Sektörel ortalamalara bakıldığında küreselleşmenin sanayi sektörü üzerindeki etkisinin beklenebileceği üzere; toplam satışlar içinde ihracatın payının artması,  karlılık oranlarının düşmesi ve emek verimliliğinin artması şeklinde gözüktüğü görülmektedir” ifadelerine yer veriliyor.
Yapısal uyumun daha hızlı gerçekleştiği sektörlerde performans göstergelerinin sektörel ortalamaların üzerine çıktığı belirtilen raporda, ihracat yoğunluğu açısından değerlendirildiğinde; inceleme döneminin başı olan 1993 yılında toplam satışları içinde dış pazar payının %6 olduğu otomotiv ve yan sanayi sektöründe inceleme dönemi sonunda (2009) ihracat yoğunluğunun %69 seviyesine ulaştığı kaydediliyor.
Dış pazar satışları iç pazarla ikame edilemiyor
Otomotiv sektörüne benzer şekilde ihracat yoğunluğunu kayda değer biçimde artıran diğer sektörlerin ise elektrikli ev aletleri (%8’den %67’ye) ve metal eşyalar (%14’ten %54’e) olduğu belirtilen raporda, “Ancak birçok sektörde ihracat yoğunluğundaki bu artışta artık bir sınıra gelindiği görülmektedir. Bundan böyle iç pazar satışlarının dış pazar satışları ile artan şekilde ikame edilmesine olanak kalmadığı ifade edilebilir” deniliyor. Dış pazara odaklanmayan sektörler de bulunduğunun belirtildiği raporda, “Bunların başında toplam satışlar içinde dış satışların payının %8 olarak gerçekleştiği ilaç ve medikal ürünler sektörü gelmektedir. Keza endüstriyel gıda imalatı, kağıt ve mobilya sektöründe de 2009 yılında ihracat yoğunluğu sırasıyla %14, %16 ve %20 şeklinde gerçekleşmiştir” ifadelerine yer veriliyor.
Emek verimliliğinde farklılık var
Raporda emek verimliliği ise şu şekilde analiz ediliyor: “İnceleme dönemi içinde emek verimliliğindeki artışta da sektörler arası farklıklar göze çarpıyor. 1993-2009 döneminde emek verimliliğindeki artış bütün sektörler için %65 oldu. Buna karşılık kimyevi maddeler sektöründe emek verimliliğinin artış oranı %256’yı buldu. Demir dışı metallerde de artış oranı %187 olarak gerçekleşti. Emek verimliliğinde düşüş yaşayan sektörler de bulunuyor. Hazır giyim sektöründe 1993-2009 döneminde çalışan başına satışlar %42 oranında azaldı. İlaç ve medikal ürünler sektöründe de %41, mobilya sektöründe ise %38 oranında bir verimlilik azalması tespit edildi.”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir